TAYYİP'İN PİSLİK ILGAZ MAFYASI

29 Mart 2015 Pazar

BÜLENT ARINÇ NE KADAR MASONDUR?

BU  SİTE  TÜRKİYE’DE  ENGELLENMİŞTİR


Geçici Facebook adresim:  



MASON’UN ALLAH’I OLMAZ

BÜLENT ARINÇ NE KADAR MASONDUR


                Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan masonluğun amacı kısaca ve özetle: İslam dininin yayılmasını önlemek, müslümanları para ile kandırarak hıristiyan yapmak, misyonerliğin devamlılığını sağlamak, yani hıristiyan dininin yayılmasına öncülük etmek, bunun için kaynak sağlayıp misyonerlere aktarmak olduğunu biliyor muydunuz? Son Osmanlı Padişahının  izin verdiği,  1924 yılında da Atatürk'ün kapısına kilit vurduğu Mason Derneği, Süleyman Demirel'in katkılarıyla hortlamıştı. Şimdi de Tayyib'in çıkardığı özel bir kanun sayesinde "apartuman kiliseciliği" devri başlamış, hıristiyan vatandaşlarımız çoğaltılmıştır. Öyle çoğaltıldı ki, müslümanlığı bırakıp hıristiyan olan "mali durumu bitik" vatandaşlarımıza  her ay "asgari ücret" ödenmektedir. İşte bu "asgari ücret" kısmına finansörlük edenler de sadece ve sadece masonlardır.
                Ülkemizdeki masonik faaliyetlerle ve Mason Locasıyla ilgili anlatılacak çok şeyler vardır. Bunları bir başka güne bırakıyorum ve mason olmayan her kimseden "çok gizli" olarak yaptıkları toplantılarına geçiyorum. Masonlar kendi aralarına ve toplantılarına, mason olmayan bir şahısı kesinlikle sokmazlar. "Özerk bir kuruluş" oldukları için Başbakanı ve hatta Meclis Başkanı'nı da takmazlar. Çok yakın bir zamana kadar SIR olan masonlar, kendilerini CİCİ göstermek adına kapılarını basın mensuplarına açmışlar fakat bir noktadan sonrasını yine yasak etmişlerdir. Yani bu kimselerin ne yaptıkları, ne haltlar karıştırdıkları hala bir SIR olarak devam etmektedir. Çok katı kurallara sahip oldukları gibi, kör, sağır, çolak, topal, parasız, gariban, işçi, esnaf, çifti, köylü şahısların Mason Locası'nın üyesi olması mümkün değildir, bu özellikteki şahıslar dışlanmıştır. Eşitlik ilkesinin "yok" sayıldığı bu LOCA'ya sıradan bir hıristiyan vatandaş da giremez. Başbakan ve Meclis Başkanlarının, Belediye Başkanlarının, milyon dolarlı iş adamlarının, kariyer sahibi siyasetçilerin, isim yapmış gazetecilerin, masonik faaliyetlere hizmet edecek hakim ve savcıların dışında bir şahıs, işte bu Mason Locası'nda yerini alamaz. Her ne kadar "dinle alakaları olmadığını" söyleseler de, mason olacak bir şahısın kural gereği hıristiyan ya da yahudi olması, müslüman olmaması gerekir. Bu kısa açıklamalardan sonra şimdi konumuza gelelim:
                  Başbakanımız Recep Tayyib Erdoğan masonik kuruluş olan Roteryen toplantısına katıldı.  Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu bir ilk idi. Masonik bir toplantıya masonlar dışında hiç bir şahsısın kabul edilemeyeceği kuralını da anımsarsak, iki şıklı soru ortaya çıkıyordu: a) Recep Tayyib Erdoğan mason mu olmuştu? b) Masonlar kurallarını mı bozmuştu? Bu sorunun cevabı bilinemez. Bulunamaz, çünkü SIR'dır. DEVLET SIRRI'dır. Soramazsın, zaten cevap da alamazsın.
                      Bu toplantıda uzunca bir konuşma yapan Başbakan, mason dostlarıyla hangi konuları paylaştığını Türk Basını'na açıklama ihtiyacı hissetmez.  Çünkü SIR'dır. "Hür ve Kabul Edilmiş Büyük Masonlar Locası’nın üstadı" Asım Akin, seçimlerde AKP'yi destekleyeceğini ilan eder ve masonlara "tebliğ" eder. Demek ki Başbakan masonlarla pazarlığa oturmuş ve destek istemiştir. Fakat bu desteğin karşılığında neyin pazarlığını yapmıştır, bilinemez, çünkü SIR'dır. DEVLET SIRRI'dır.
                  Sonra Devletimizin Bakanı Ali Babacan da masonik bir kuruluş olan Bilderberg toplantısına katılır. Burada da iki şıklı  soru ortaya çıkar: a) Ali Babacan mason mu olmuştur? b) Masonlar kurallarını mı bozmuştur? Soru sorulamaz, zaten cevap da alınamaz, çünkü bu da DEVLET SIRRI'dır.
                    Sırada Kadir Topbaş vardır. AKP’li belediye başkanı Kadir Topbaş, Hür ve Kabul Edilmiş Büyük Masonlar Locası’nın toplantısına katılır. Mason üstadı Asım Akin, masonluğa ihanet mi etmektedir, yoksa AKP'liler sıra sıra mason mu olmaktadır, dedik ya bu bir DEVLET SIRRI'dır, devletin sırlarını uluorta sermek vatana ihanettir.
                    Masonik zincirdeki halkalar çoğalmaya başlar. Sırada Yüce Meclisimizin AKP'li Başkanı Bülent Arınç vardır. "Laikliğin yeni tanımı"ndaki ısrarcılığı gibi, yukarıda ismi geçen "devlet büyükleri"ne inat DEVLET SIRRI'nı açıklar ve müslüman Türk Milletinin kafalarında soru işaretleri bırakır. Masonlara hitaben yaptığı konuşmada der ki: "Sizler veren elsiniz, öpülecek elsiniz..."  Fakat ne demek ister? Yüzyıllar boyunca misyonerliğe finans sağlayan, İslam dinini yok etmek için faaliyetlerde bulunan ve "eşitlik ilkesini" kabul etmeyen bu masonlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin Meclisi'nin Başkanı'na ne vermiştir? Bülent Arınç bu masonların elini öpmüş müdür? Eğer öptü ise, geleneğimize uyup alnına da götürmüş müdür? El-etek öpmenin demode olduğu bir çağda Bülent Arınç "MEHDİ" ünvanlı hain dedesini mi anımsamıştır?  İşte bu da bir DEVLET SIRRI'dır, devletin sırlarını açıklamak vatana hainlik sayılır. Dedesi vatana hainlik etmiş olabilir,  Bülent Arınç asla edemez.
                     Fakat ortada SIR olmayan bir plaket var ki, 2430. bölge Guvernörü bu "ödül"ü Bülent Arınç'a takdim etmiş, Meclisimizin Başkanı Bülent Arınç da kabul edip almıştır. Hatta yakasına "mason rozeti" takılmış, buna da "eyvallah" deyip kabul etmiştir. Kısacası Meclisimizin Başkanı Mason Locası'na kabul edilmiştir. Bülent Arınç masonluğu kabul etmiş midir, etmemiş midir, paşa gönlü bilir. 2003 senesinde yaşanmış bu  işbirlikler müslüman halkımızın midesini bulandırmamış, 2007 senesinde AKP oylarını artırarak yine iktidar olmuştur. Öyle görünüyor ki müslüman halkımız da "masonik faaliyetleri" benimser ve kabul eder, önderleri neyi emrederse ayak uydurur olmuştur. AKP'yi iktidar eyleyen bu müslümanların, "mason" deyince neyi anladıkları sorulmuş da cevabı alınmış mıdır? İşte en vahim olan kısım budur. Masonlar kimdir, nedir, ne yeyip ne içerler, önemli değildir. Tayyib emrettiyse iş bitmiştir.
                   Fakat aklımın almadığı üç konu daha vardır:  1). Bülent Arınç masonlar için hangi faaliyetlerde bulunmuş ve bu mason plaketini (ödülü) hak etmiştir?  2). Mason üstad Asım Akin, AKP'ye destek sözü verirken, karşılığında Recep Tayyib Erdoğan'dan neyin sözünü almıştır? 3). Atatürk'ün "İslam dini ve Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği adına tehlikeli bulduğu" ve 1924 yılında kapısına kilit vurduğu bu masonlar, AKP hükümeti sayesinde kaç kişi oldular? "Destek sözü" alacak kadar oldular mı? Yüz bin mi? Milyon mu, on milyon mu?  Yüzde 47 oyla iktidar olan AKP'nin  yüzde kaçı mason?
Ortada vahim bir manzara var. Üç şıklı da cevabı var:
a) AKP'li mason çoğunluğumuz vatana hayırlı olsun...
b) Müslümanlara ve Türkiye'ye Allah rahmet eylesin...
c) Allah belanızı versin...      
                                                07/12/2008 
FETOŞ’A İFTİRA ATAN AKP’Lİ GÖTOŞLARA KAPAK OLSUN
Not: Ben Fetullahçı değilim. Fakat iftiralara suskun kalamam. Fetullah hiçbir zaman Mason olmadı. Tayyip ve çevresindeki rüşvetçi çetesinin her biri Mason’dur. Yukarıda anlattığım şahısları ve olayları çoğaltabilirim.


Kenan Akkuş (esrehber)

Hiç yorum yok: