TAYYİP'İN PİSLİK ILGAZ MAFYASI

27 Mart 2015 Cuma

ASRIN HIRSIZI MELİH GÖKÇEK’İN YOLSUZLUK KARNESİ İŞTE

BU  SİTE  TÜRKİYE’DE  ENGELLENMİŞTİR


Geçici Facebook adresim:  







ASRIN HIRSIZI MELİH GÖKÇEK’İN YOLSUZLUK KARNESİ İŞTE


Devlet arşivindeki belgelere göre  Melih Gökçek'in işbaşına geldiği 1994’den  AKP’nin iktidar olduğu 2002 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediye'sinde, 169 yolsuzluk ortaya çıkarıldı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi hakkında 1994 yılında 8, 1995 yılında 7, 1996 yılında 18, 1997 yılında ise 16 inceleme ve soruşturma dosyası açıldı. 

1998 yılında 26, 1999 yılında 13, 2000 yılında 32, 2001 yılında ise 48 dosya işleme konarak izlendi. 

2002 - 2015 yılları arasında sadece 1 dosya açıldı.

Son 13 sene içinde yaptığı 200’den fazla yolsuzlukları Fetullahçı ve Hizbullahçı bürokratlar tarafından sürekli kapatıldı.

AKP iktidarından öncesini kapsayan yolsuzluk soruşturma dosyalarında yapılan inceleme, araştırma ve soruşturma konuları ve sonuçları şöyle:

2002 YILI ÖNCESİ SORUŞTURMA İZNİ İSTENEN DOSYALAR

İçişleri Bakanlığı müfettişlerince yapılan ifadelerin de bulunduğu Ön İnceleme Raporları ile soruşturma izni verilmesi istenen dosyalar:

Çayyolu'nda plansız ve kaçak yapılaşmaya izin vermek.

Belediye büfelerinin yerlerini usulsüz değiştirmek.
Mahkeme kararlarının uygulanmaması.

Büyükşehir belediyesine ait kamyon ve iş makinalarının hiçbir ücret almadan Keçiören ve Pursaklar Belediyesi'nde çalıştırılması. Kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen kamulaştırma bedellerinin ödenmediği.

Singapur, Kualalumpur, Seul ve Bükreş gezi giderlerinin belediyece ödenmesi. 

Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesine toplantı sırasında hakaret edilmesi. 

Belediye'ye ait arsanın düşük bedelle BELKO'ya satılması.

Çeşitli bölgelerden İstanbul'a soğan, patates götüren kamyonların Gölbaşı mevkiinde durdurularak mevzuata aykırı şekilde yükün fatura değerinin yüzde 25'i tutarında fatura verilmesi.

Zafer Çarşısı üstünde bulunan ticarethanelerin kiraya verilmesine rağmen belediye başkanınca onaylanmayarak iptal edilmesi.

Devlet İhale Yasası'na ve İmar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar, bu Yasa'nın uyglanmasında haksız mal edinme sayılır.

Belediye danışmanının irticai faaliyetlerde bulunması.
İmar planında usulsüz uygulamalar yapılması. 

Tanıtıcı Bayraklar Kullanma İznine ve Tescil işlemlerine Ait Yönetmelik'e aykırı davranılması. 

Elektronik kartlı doğalgaz sayacı ihalesinde usulsüzlük yapılması.

Eryaman Güzelkent toplu konut alanını Metropol imar A.Ş.'ye vermek.

500 adet afiş ilan panosunun usulsüz kiralandığı.

Yolsuz ve usulsüz şekilde malzeme alındığı.

Ankara Metrosu inşaatında yolsuzluk yapıldığı.

19 Mayıs Bayramı kutlamaları için Kızılay meydanına asılan Atatürk posterini maket bıçağı ile parçalatmak. 

Keçiören Belediyesi sınırları içerisindeki mülkiyeti büyükşehir belediyesine ait işyeri denetimini yürürlükteki mevzuata ve bu konuda verilmiş mahkeme kararlarına aykırı olarak Keçiören Belediyesi'ne devretmek.

Hazine Müsteşarlığı'ndan izin almadan otobüs alımında ihale yapılması.

Mamak çöplüğünün ekonomik ömrünü doldurmuş olduğu halde bu soruna duyarsız kalınması.

Otopark yeri olarak ayrılan taşınmaza kamulaştırılmıştır şerhinin kaldırılması yönünde verilen mahkeme kararını uygulamamak.

Türk Bayrağı Yasası'na ve Türk Bayrağı Tüzüğüne aykırı davranmak. Amblem konusunda mahkeme kararını uygulamamak.

Büyükşehir belediyesi ambleminin tanıtıcı bayrak olarak kullanılmasının reddedilmesine rağmen ASKi spor salonunda kullanılması.

Dikmen Vadisi projesindeki inşaatlara usulsüz ruhsat verilmesi.

Kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı davranışta bulunan personele göz yummak.

Meşrutiyet üst geçidinin ihale ve imarında usulsüzlük yapılması ve 5 ayrı konu.

Kanal A'daki programın reklamını yapmak amacıyla belediyeye ait reklam panolarını kullanmak.

EGO Genel Müdürlüğü şoförlenin yaptıkları kazalar sonucunda meydana gelen zararlara göz yummak.

Belediye memurlarına baskı yaparak Anayasal haklarını kısıtlamak.

İhalesi yapılan 25 bin adet elektronik kartlı su ölçme sistemi alımı ihalesinde Atlas-Manas konsorsiyumunun haksız olarak elenmesi yoluyla ihalenin EAS adlı firmaya verilmesi.

Kayseri'de oynanan FB ve Gençlerbirliği maçına belediye otobüslerini tahsis ederek görevini kötüye kullanması.

Belediyede çalışan memurların sicillerinin kasten olumsuz doldurulması.

Verilen mahkeme kararını bulamamak.

Benzin istasyonunun usulsüz kiraya verilmesi.

Doğalgaz satışında aboneleri zarara uğratma.

Türkiye Genel Hizmetler İşçi Sendikasına üye işçilere baskı yaparak sendika değiştirtmek.

Başkanlık konutuna alınan eşyaların ihalesinde yolsuzluk yapılması.

NOT: Yukarıda okuduğunuz kirli işler 2002 yılı öncesini kapsadığından, tüm dosyalar Cumhurbaşkanı Tayyip tarafından yırtıldı ve Melih Gökçek sütten çıkmış ak kaşığa döndü.
Kamuoyuna saygıyla duyururum.

Kenan Akkuş (esrehber)






TAYYİP’İN KÖPEKLERİ  İLE  MEZARLIK  KÖPEKLERİ

Ilgaz mafyası,  cinayetlerden kurtulmak için Hakim Berrin Kanagöl Yeşilyurt’u rüşvetlerle ihya etmiş, mahkemeye teslim ettiğim yazılı savunma dilekçem Eskişehir 1. Sulh Ceza’ya gönderilmiş, beni hapsettirmişti.

Eskişehir yargısının bağlı olduğu Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi’ne peş peşe yazdığım üç itiraz ve suç duyurusu dilekçelerimin yerine ulaşmayacağını biliyordum.

Çünkü Eskişehir Savcıları ve Hakimleri  yasadışı işlerde suçbirliği yapıyor, yargılarken güçbirliği yapıyorlardı.

Karıştıkları kirli işlerin Kütahya Ağır Ceza’ya yansımasını istemiyorlardı.

Kışın ortasında  34 gün yataksız yorgansız, soğuk demir ranzada  hapsedildikten sonra  ilk duruşmaya  çıkarıldım.

İddianamede suç delili CD yazıyordu ve beni 34 gün cezaevine kapatacak başka bir suçlama yoktu.

Anlattıklarımı hiçbir surette tutanaklara yazdırmayan Hakim Erol Özdemir’e ısrarla:

“-Suç delili CD’yi görmek istiyorum…” dedim.

“Suç delili CD’yi“  göstermek yerine beni tahliye etti.

Susturmak için, gözdağı vermek için uyduruk bir CD ile yargılandığımı anlamıştım.

Hakim Erol Özdemir demek istiyordu ki: “Eğer ötmeye devam edersen gerisi gelebilir…”

Savcılardan sonra hakimler de rüşvetlerle ihya edilmişler, iftiralara sıra sıra ortak olmaya başlamışlardı.

Korumaya çalıştıkları  AKP’li katiller, hırsızlar, esrar  satıcıları, hortumcular ve rüşvetlerle ihya edilmiş bir düzine savcılar ve hakimler… Güçbirliğine devam ediyordu…

İlk mahkemede serbest bırakılmıştım.

Benimle birlikte mahkeme kararıyla yedi kişi daha serbest bırakılmıştı.

Saat üç gibi cezaevi aracıyla cezaevine dönmüştük, saat beşte bırakırlar dediler.

Çıkış işlemleri yapıldıktan sonra kaldığım  koğuşa götürüldüm, eşyalarımı topladım ve çıplak demir ranzada beklemeye başladım.

Saat akşam yedi buçuk olmuştu ve kapı açıldı.

Akşamın karanlığında özgürdüm.

Kapıdaki askere sordum: “Nasıl gideceğim şehre bu karanlıkta?”

“Ben bilmem abi, özgürsün ya…  15 kilometreyi yürüye yürüye git…”

“Benimle birlikte yedi kişi daha tahliye edilmişti, onlar nerede?

“Onlar saat beşte otobüsle gitti… Bu saatten sonra araç bulamazsın…”

Hava bulutlu, yağmur yağıyor ve karanlıkta önümü dahi görmüyordum.

Yürümeye başladım… Yarım saat kadar yürüdüm…

Yoldan tek tük otomobiller geçiyor,  el  kaldırıyordum, geçip gidiyorlardı.

Yağmur hızlanmıştı…  Islanmış toprak kokusunun yanında pislik kokuları da gelmeye başladı.

Eskişehir çöplüğü olmalıydı…

Çok uzaktan köpek havlamaları geliyordu. Yürümeye devam ettim.

Otomobillerin ışığıyla gördüğüm köpek sürüsü hızla bana doğru yaklaşıyordu.

Yol kenarında ne ağaç parçası, ne taş…

Tek çarem kalmıştı oturmak ve sessizce beklemek…

Etrafımda köpekler sürüsü, “Bize taş at da sana saldıralım” der gibi havlıyorlardı.

Otomobillerin ışığında en az 30 köpek olduğunu anlamıştım.

Otomobil sahipleri  durup beni almak yerine acı acı korna çalıp geçiyordu.

Sanırım yarım saat bu şekilde oturup bekledim.

Sonunda köpekler sustu. Tek tek uzaklaşmaya başladılar.

Eskişehir’e doğru yürümeye devam ettim.

15 dakika daha yürümüştüm ki bir başka köpek sürüsüyle karşılaştım.

Bunlar da Eskişehir mezarlığının köpekleriymiş.

Onlar da iştahla saldırdı… Oturdum, bekledim… Sonunda gittiler…

Yağmur hızlanmıştı.  Şubat soğuğunda biraz daha otursam kalkamayacaktım.

Eve geldiğimde gece 12 olmuştu.  Titremeye, hapşırmaya başladım…

Tayyip’in  AKP’li köpekleri,  mezarlık köpekleri ve çöplük köpekleri sanki güç birliği yapmışlar, bana kabus dolu bir gece yaşatmışlardı…

Üzerinden yedi sene geçti… Unutamıyorum…

Şimdi ben onlara kabus dolu geceler sunuyorum…

“Kenan bizi ne zaman vuracak?” diye korku içinde  bekliyorlar…

Kaçak lüks villalarında polis panzerleriyle korunuyorlar.

Şirketlerinin, dükkanlarının, hamamlarının önünde polis otoları nöbette…

Vatandaşı korumakla görevli polis, iti-köpeği, katili, esrar satıcısını korur olmuş…

Küfretmekten başka elimden bir şey gelmiyor.

İşte bu sebeple bol bol küfrediyorum…

“Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner”  diyorum…

Avunuyorum…

Sabrediyorum…

Kenan Akkuş (esrehber)



HIRSIZ BÜYÜKERŞEN, SEVGİLİ GAYE USLUER VE AVUKATI SAHTEKAR CEMAL OKAN YÜKSEL, FACEBOOK YÖNETİMİNE RÜŞVET ÖDEYEREK SAYFAMI KAPATTIRDI. YENİ SAYFAM: https://www.facebook.com/kenan.akkus.es

GÖTÜ KANSERLİ HIRSIZ BÜYÜKERŞEN'E, ULU DEVLETLÜM TAYYİP'E VE ONUN KATİL MAFYASI ILGAZ PİÇLERİNE DUYURULUR...
Kenan Akkuş (esrehber)




MİT, TAYYİP'İN EMRİYLE SUİKAST 
PLANLARI YAPMAYA DEVAM EDİYOR
ÇOK SAYIDA TOPLU KATLİAMLAR YAPACAKLAR
MİTİNGLERİ KANA BULAYACAKLAR




FACEBOOK,
TÜRKİYE'DEKİ TERÖRE
DESTEK VERİYOR

TAYYİP’İN EMRİYLE MİT, TEMİZLİĞE DEVAM EDİYOR
ANKARA’NIN GÖBEĞİNDE DEVLET TERÖRÜ


RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN KATLİAM EMRİNİ VERDİĞİNİ
 SEKİZ GÜN ÖNCE KAMUOYUNA SUNDUM, ERTESİ GÜN 
 https://www.facebook.com/esrehber 
İSİMLİ FACEBOOK SAYFAM KAPATILDI...


ULUSAL KATİLİMİZ TAYYİP VE  DEVLETİN TERÖR ÖRGÜTÜ MİT

Reyhanlı Katliamı:

52 kişinin öldüğü, 146 kişinin yaralandığı korkunç olayda Recep Tayyip Erdoğan, saldırının Suriye gizli servisi tarafından yapıldığı ileri sürdü. Katliamın arkasından El Kaide terör örgütü çıktı. MİT, katliamın yapılacağını bir ay öncesinden tespit edip Recep Tayyip Erdoğan’a bildirmesine rağmen hiçbir önlem alınmadı. Jandarma Eri Utku Kalın’ın istihbarat yazışmalarını Redhack’e sızdırmasıyla olay ortaya çıktı.  Reyhanlı Katliamı’nı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla MİT tezgahlamış, El Kaide teröristleri maşa olarak kullanılmıştı. Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla  soruşturmada gizlilik kararı verildi…

Diyarbakır Katliamı:

Patlamadan birkaç gün önce bombayı koyan Orhan G’nin gözaltına alındığı  ve serbest bırakıldığı anlaşıldı.. Herkes miting meydanına didik didik aranarak girerken bu şahıs aranmadı. O kadar büyük bomba aranmadan miting meydanına soktu. Saldırgan bombayı bıraktıktan sonra elini kolunu sallaya sallaya alandan çıktı. Recep Tayyip Erdoğan PKK’yı suçlarken, katliamın arkasından IŞİD çıktı. Diyarbakır Katliamı’nı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla MİT tezgahlamış, IŞİD teröristleri maşa olarak kullanılmıştı. Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla  soruşturmada gizlilik kararı verildi…

Suruç Katliamı:

Suruç Katliamının bombacısı Abdurrahman Alagöz olduğu ortaya çıktı. Katliamda canlı bomba olarak intihar etti. Abdurrahman Alagöz IŞİD terör örgütü üyesiydi.  Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla soruşturmada gizlilik kararı alındı.  Suruç Katliamı’nı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla MİT tezgahlamış, IŞİD teröristleri maşa olarak kullanılmıştı.

Ankara Katliamı:

Şimdi Ankara katliamı ve resmi makamlara göre 97 kişi öldürülmüştü…
Oysa gizlenen rakam 127 kişi…

Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla soruşturmaya gizlilik kararı alındı…

Seçim arifesinde neden bu katliam tezgahlanmıştı?
Recep Tayyip Erdoğan ve AKP yöneticileri, muhalefet partisine oy yerenlerin miting alanlarından kaçmasını mı istiyordu?

AKP mitinglerinde kuş uçurtmayan AKP ve Recep Tayyip Erdoğan, muhalefet partilerinin seçim mitinglerinde ve protesto yürüyüşlerinde halkın güvenliğini neden ihmal etmişti?

Ölen 97 kişinin arasında polis yoktu…
Her mitingde halkın arasında görev yapan sivil polisler ve MİT ajanları, Ankara mitinginde neden yoktu?

Katliam yapılacağını polis ve MİT biliyor muydu?

Evet…. Maalesef biliyordu…

Emir büyük yerden, Recep Tayyip Erdoğan’dandı…

Tezhag MİT’in ve Hakan Fidan’ın projesiydi…

Maşa her zaman olduğu gibi IŞİD militanlarıydı…

Kenan Akkuş (esrehber)
10/10/2015

NOTUlusal Katilimiz  Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla bir çok Facebook sayfam kapatılmış, bir çok sayfam engellenmiştir. Devletin terör örgütü MİT, katliamlarda Facebook yönetimiyle ortaklık yapıyor. İhbarlar engelleniyor. Kamuoyuna suç duyurusunda bulunuyorum.



https://www.facebook.com/kenan.akkus.eskisehir (engelli)
https://www.facebook.com/esrehber (kapatıldı)





ZAYİ İLANIDIR:

Ülkemizin istihbarat örgütü MİT kaybolmuştur.
Bulanların insaniyet namına Devletimize teslim edilmesi rica olunur.
Hizbullahçılar dışında tüm vatandaşları fişleyen…

Eniştemiz Zarraf adına altın kaçakçılığı yapan…

Hünkarımız Tayyip adına silah ve mühimmat kaçakçılığı yapan…

Kendi menfaatlerine uyuşturucu ticareti yapan…

Tayyip adına faili meçhul cinayetlere imza atan…
   (Bu cinayetlerden birisi  Muhsin Yazıcıoğlu katliamı)

Adı Milli olan fakat  ülkemizin  ve vatandaşlarımızın menfaatine hiçbir iş yapmayan,

 Vatandaşların vergileriyle doldurulan Hazine’den pay alarak zarar veren, istihbarattan bihaber…

 Milli İstihbarat Teşkilatı’nın lağvedilmesi zorunlu hale gelmiştir.

Kamuoyuna suç duyurusunda bulunuyorum.


Kenan Akkuş (esrehber)


Hiç yorum yok: